BENDE SPOR YAPMAK İSTİYORUM...

   Birgün gelecek her çocuk karşılığında bişiy vermek zorunda olmadan, ondan en iyi olması beklenmeden, severek, zevkle ve hayatı boyunca spor yapacak.
   En azından benim gönlümde ki bu...


   Akademide öğrenciyken, yetenek seçimi ve gelişimi üstüne onlarca sayfa hatmettik. Boyu uzayacak çocuk, kısa çocuk, güçlü çocuk, koordinatif yetenekleri üstün çocuk...



Spor yapmayı seven ve isteyen çocuk gibi bir done yoktu...

   Zaten çocuklar bu işi genelde babalarının tuttuğu takım veya hayalleri için yapıyor. Neden babalar diyorum.Ailede spor dan sorumlu devlet bakanları babalar olduğu için tabi. Aileye fanatizmi ve küfürü de ilk babalar getiriyor. Dilerim bu yazıyı babalar okur ve bana ağzına geleni söyler:)))) tepki istiyorum çünkü her itiraz arkasından kabullenişi getiriyor...

Hadi bana kızın.Ağzınıza geleni söyleyin.Nasılsa duymuyor, hatta umursamıyorum. Biriniz çıkıp itiraz edin. İsitisnalar kapasın çenesini tabi...

  Kabul edin bunlar doğru. Belki biz spor eğitimcilerde de hata var, hatta bizi yetiştiren okulun müfredatında bile hata var.(Nolcak şimdi akademisyenliğede mi bulaşıcam bu yaştan sonra)
Çünkü işi çocuğa sporu sevdirerek başlatmıyoruz. Ucuna rekabeti, yenilmenin acısını, zor antrenmanları, yedek kulübesini, takıma girememeyi, para kazanamamayı, kupa alamamayı, sakatlanmayı öğreterek ve işleyerek başlıyoruz.HATA, HATA, HATA...

   HER ÇOCUĞUN SPOR YAPMA HAKKI OLMALI...

3 Yaşında ki çocuğu spora başlatıp antrenman programı uygulatamayız. Ona önce sevdirmek gerekir, o daha oyun çocuğu, hedeflerini, yıllık programını, antrenmanı alır senin gözüne sokar, hatta tuvalet eğitimini tamamlamadıysa birde üstüne işer...

   Bırakın bu sporcu yetiştirme ideallerini, önce sporsever yetiştirin. Sen yeteneklisin sen değilsin diye bir ayırım yapmaktan vazgeçin. OĞLU TOPA VURAMAYAN BABALARIN HAKARETLERİNE BAŞ KALDIRIYORUM...Her çocuk iyi sporcu olmayabilir.Ondan spor yapma hakkını alamazsınız. Yıllarımı verdiğim sporu ve sporculuğu bunu anlatmak ve her çocuğa spor yaptırmak için bıraktım. Büyük bir spor kulübünde de çalışabilirdim.Federasyonlarda veya bir takımın antrenörlüğüne de soyuna bilirdim.

   Ama ben herkes için spor, yaşam boyu spor mantığına inanıyorum.

Bunun içinde özellikle babaların eğitilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bundan 4 yıl önce bir hastanede bekleme salonunda biriyle tanıştım. Babası küçükken onu erkek olduğu halde aşağılar ve futbol oynayamadığı için "etek giy "diye azarlarmış. 24 yaşında bir erkek ve hala o günlere dair "çocukluk anım" diye bahsettiği herşeyde buram buram ezilmişlik kokusu yayıyor. Çok iyi anlamam ama çok efemine bir hali vardı. Belki de erkeklik budalası babasına inat "gay" olmayı seçti. Belkide yanılıyorum.Ama benim oğluma böyle davranan babayı 3 gün tutmam kapımda "baba "diye...


   Bazen ofisime aileler gelir. Çocuklarını spora büyük spor kulüplerinde başlatıp boylarının ölçüsünü alan aileler. Neden böyel diyorum. Çünkü spor kulüpleri sporcu rengi olmayan çocuğa değer vermeyip ya da takıma seçmeyip bombayı patlattığında, iş bize kalıyor. Tamir ve yama işerinden çok yorulduğumu itiraf etmeliyim. Ailelerin en büyük hatası 3 - 6 yaş grubu spora ilk kez başlayacak çocukları spor kulüplerinde spora başlatmak. Spor kulüplerinin en büyük hataları üslupları, üslubun neresi yanlış. Çocuk hemen sporcu olmaz.O önce oyun oynar.Sever gönül verir...Sonra hayatı için seçim yapar.


   BIrakın çocuk olsunlar, bırakın spor yapsınlar. Yetenkli ya da değil, hepsinin spor yapmaya hakkı var. Nadia Comaneci anaokulundayken otistik ve işe yaramaz, masa altlarında gezen bir çocuk zannıyla bir köşeye terke edilmişken, beden eğitimi öğretmeni keşfetti onu ilk kez, bir antrenör değil...


 Özetle; Babalar yani her evin spor bakanları. Özellikle erkek çocuklarından minik "alex" ler olmalarını beklemeyin. Her çocuk topçu olacak diye bir kaide yok. Her erkek iyi top oynayacak diyede bir kural yok. Oğlunuz resim yapmak veya bale yapmak isteyebilir. Bu dünyanın sonu değil. Bu arada etek giyenler olmasa hayatınız neye benzerdi bir düşünüp, etek giyenlerle uğraşmaktan vazgeçin. Kız veya erkek, imkanlar doğrultusunda, yeteneğini sorgulamadan, başkalarıyla kıyaslamadan, çocuğunuz en az bir spor branşını sevmesi için gayret edin. İmkan sunmayı deneyin.

Eğitimci arkadaşlarım; Her çocuğun ilk rengi gerçek rengi olmayabilir. Nadia bu konuya en reel örnektir. Çocuğun önce yaptığı işi ve öğretmenini sevmesi gerekir. Bu işi yaparken daima pedagojik formasyon ve çocuğun gelişim özelliklerine göre yaş gruplarında ki beceri skalasına dikkat edin.


   ASLINDA ÇOK BASİT. HER ÇOCUĞUN SPOR YAPMA HAKKI VARDIR...


Funda Ötürk Alban
haziran 2009

Yorum Yaz